Hata
  • JUser: :_load: 163 kimlikli kullanıcı yüklenemiyor.
Salı, 24 Kasım 2009 18:09

Up in The Air - Aklı Havada

Rate this item
(0 votes)

Up in The Air“Juno”nun Oscar adayı yönetmeni Jason Reitman’dan “Aklı Havada,” Ryan Bingham’ın (Oscar ödüllü GEORGE CLOONEY) zamane gezginliği. Şirket küçültme konusunda uzman olan Ryan, yıllardır bir şehirden diğerine dur durak bilmeden uçmaktayken, birden kendisini biriyle gerçek bir bağ kurmaya hazır hisseder.


Ryan, Amerika’nın bir ucundan diğer ucuna havalimanlarında, otellerde ve kiralık arabalarda geçen özgür yaşam tarzından oldukça memnun. İhtiyacı olan her şeyi bir valize sığdırabiliyor. Var olan tüm uçuş mili programlarının seçkin ve el üstünde tutulan bir üyesi. Üstelik hayatındaki en önemli amaç olan 10 milyon uçuş miline ulaşmasına da az kalmış durumda. Fakat Ryan’ın hayatında elle tutulur bir şey yok.
Sempatik yol arkadaşına (VERA FARMIGA) vurulduğunda, Ryan’ın müdürü (JASON BATEMAN), genç bir verimlilik uzmanının (ANNA KENDRICK) etkisinde kalarak, Ryan’ı ebediyen yollardan çekmekle tehdit eder.  Bu ihtimalle karşılaşınca, yere inmekten başta korkan Ryan, insanın bir evi olmasının aslında ne demek olduğunu düşünmeye başlar. 


Paramount Pictures, Cold Spring Pictures ve DW Studios işbirliğiyle: Montecito Picture Company Yapımı, Rickshaw Productions ve Right of Way Films ortaklığıyla, George Clooney, Vera Farmiga ve Anna Kendrick’in rol aldığı “Aklı Havada” filmini sunar.  Filmin yönetmeni Jason Reitman.  Senaryo Jason Reitman ve Sheldon Turner’dan. Filmin hikâyesi Walter Kirn’ün kitabına dayanmaktadır. Yapımcılar Ivan Reitman, Jason Reitman, Daniel Dubiecki ve Jeffrey Clifford.  Sorumlu yapımcılar Tom Pollock, Joe Medjuck, Ted Griffin ve Michael Beugg.   Görüntü yönetmeni Eric Steelberg.  Prodüksiyon tasarımcısı Steve Saklad.  Kurgucu Dana Glauberman, A.C.E.  Kostüm tasarımcısı Danny Glicker.  Müzik Rolfe Kent.  Müzik süpervizörleri Randall Poster ve Rick Clark.  Film henüz değerlendirilmedi.


Jason Reitman ilk iki sinema filminde, kışkırtıcı anti kahramanları (“Thank You for Smoking”de tütün lobicisi ve Oscar ödüllü “Juno”da hamile bir yeniyetme) alıp, bu numaracı karakterlerin beklentilere kafa tuttuğu oldukça insancıl, komik ve tatlı hikâyeler anlatarak kendine has yeteneğini sergiledi. Ryan Bingham’ın zamanlaması iyi yapılmış hikâyesinde, yeteneğini sergilemeye aynı şekilde devam ediyor. Ryan’ın küçülme yoluna giden şirketlerde çalışanları işten kovmak gibi son derece kötü bir işi var. 
Ve dahası, Ryan’ın hikâyesi aynı zamanda anında insanın dikkatini çeken bir adam hakkında. Hız, teknoloji, konfor, kişisel hırs ve önemli yan ödemelerle dolu dünyamızı bağrına basan çekici, dürüst bir adam. Sorunsuz, zevkli bir hayat süren bir adam. Her şeye sahip olan ve buna rağmen hayati bir şeyin eksik olduğunu fark eden bir adam. Hikâyesi merak uyandıran soruları beraberinde getiriyor:  küresel seyahatlerin ve makine destekli iletişim çağında, bir zamanlar Amerikan toplumlarını devam ettiren gerçek, kalıcı bağları nasıl kurarız?  Ve bu bağlardan kaçınırsak neler olur? 


 Bu sorular “Aklı Havada” senaryosunun temelinde yatıyor. Senaryonun ilk taslağı Sheldon Turner’a ait, Reitman bunu yeni bir boyuta taşıdı. Ryan Bingham’ın hikâyesi teknolojik gelişmeler ve iletişimsel bozuklukların kesiştiği bir dönemde artık nasıl yaşadığımızı yansıtıyor. 
“Hayatının eksiksiz olduğunu düşünse de, çok önemli bir şeyi, daha büyük bir şeyin bir parçası olma sorumluluğunu görmezden gelen bir adamın bu gerçekle yüzleşmesine dair bir hikâye olarak gördüm.” dedi Reitman. “Ryan Bingham bir topluma dahil olmanın sorumluluklarından öyle çok korkuyor ki bunun değerini görmezden geliyor.” 
Reitman açıklamalarına şöyle devam etti:  “Bence bu bir toplum olarak şu an keşfettiğimiz bir şey.  Hepimiz cep telefonlarımızı kullanıyoruz, arkadaş sitelerine üyeyiz, mesajlaşıyoruz ve görünüşte hiç olmadığı kadar birbirimize bağlıyız. Ancak gerçekte, insanlar artık pek fazla birbirinin gözlerine bakmıyor ve daha az gerçek ilişkimiz var. Ryan’ın havalimanlarındaki hayatı bunun bir benzetmesi. Dünyanın herhangi bir yerindeki bir havalimanına gidebilirsiniz ve anında her şeyin yerini biliyor olursunuz; aynı mağazalara sahipler, aynı restoranlara sahipler, aynı gazetelere sahipler. Her yerde rahatız, her ne kadar hiçbir yer eve benzemese de. O kadar küreselleştik ki yerel halk olma mefhumumuzu kaybettik.”
Reitman’ın ”Aklı Havada” fikri Walter Kirn’ün romanıyla başladı. Reitman kitabı kendi yolculuğu etrafında gelişen senaryosunun çıkış noktası olarak kullandı. “Kitap birçok kademede benimle konuştu.” dedi Reitman. “Walter’ın dilini çok seviyorum, bu dili oldukça çokça kullandım. Fakat senaryoyu yazarken kendi hayatım değişti. Karımla tanıştım, âşık oldum ve bir çocuğum oldu. Ve bu süreçte, Ryan Bingham da olgunlaşmaya başladı ve hayatta daha fazlasını aramaya başladı. Senaryo günlük hayattaki ilişkilerimizin ne kadar mecburi oldukları yönünde gelişti.” 


 Up in The AirKirn, romanının ana fikrinin aslında tesadüfen ortaya çıktığını hatırlattı.  Los Angeles’a uçarken, yanındaki koltukta adama nereli olduğunu sormuş.  “Şöyle dedi, ‘Tam buralıyım; aslında bakarsanız tam bu koltukluyum.’  Ne demek istediğini sorduğumda, eskiden bir apartman dairesinin olduğunu ancak yılın 300 günü yollarda olduğu için, kilitli bir dolapla değiş tokuş ettiğini ve uzun süreli konaklama yaptığı otellere artım evim dediğini söyledi. Onu sıkıştırdığımda, ‘Etrafta benim gibilerden çok var.’ dedi. Onunla konuşurken tamamıyla havalimanları, oteller, restoran zincirleri, hediyelik eşya mağazaları ve dergi raflarından oluşan küresel bir hayata kendini adapte ettiğini anladım. Fakat kendini ne kadar yalnız hissettiğini de fark ettim.”
Kirn’ün ana karakteri Ryan Bingham işte böyle doğmuştu. Ryan, seçkin yolcu programları dışında hiçbir gerçek kişisel bağ kurmadan kırklı yaşlarının ortasına kadar gelmeyi başaran ve günlerini tam anlamıyla “insanların gitmesine izin veren” biri olarak geçiriyor. 
“Ryan’a başkalarının işlerini elinden alma işini verdim.” diye açıklıyor Kirn.  “Odanıza gelip omuzlarınızı ovarken ofis koltuğunuzu asansöre doğru süren bir masöz gibi. Çalışanların işine son vermek bir sanat oldu ve yasal açıdan tehlikeli bir durum haline geldi, Ryan da bu konuda uzman.”

Bingham, klasik Amerikan satış elemanının biraz farklı bir tiplemesi olarak karşımıza çıkıyor ve ülkenin dört bir yanında kariyerlerine aniden kaybeden insanlara hayaller satıyor. Bu, Reitman’ın ilgisini çekmiş.  “Kapı kapı dolaşmak yerine, Ryan merkezi havalimanlarını dolaşıyor.” dedi senarist/yönetmen.  “Durum böyleyken, orta yaşa gelmiş ve gerçek bir daimi adresi olmayan bir adam fikrinde çok dokunaklı bir şey var.” 
Kirn, Reitman’ın filmi yönetmek istediğini duyunca çok heyecanlanmış.  “”Thank You for Smoking” filminin genel tarzı o kadar alışılmadıktı ki, bir tür ortak komplocu olarak hemen ona güvenmemi sağladı.” dedi Kirn.  “Ve senaryoyu aldığımda, Jason’ın beyaz perde için dördüncü bir boyut eklediğini hissettim. Bu kadar iyi yapıldığı ve bende olmayan yeteneklere sahip biri tarafından yapıldığı için başımı saygıyla eğdim.”
Reitman kitabı beyaz perdeye uyarlamanın çok ötesinde bir şey yaptı. Kirn’ün ana karakterini aldı ve etrafında tümüyle özgün bir dizi dramatik durum oluşturdu. Ve Ryan Bingham’ın sağlam örülmüş bireysellik kozasını bozan iki karakter yarattı. Bunlar: Natalie (Anna Kendrick), kanatları altına almak zorunda kaldığı ve kenti hayat tarzını tehdit eden saf, 20 küsur yaşındaki verimlilik uzmanı. Ve Alex (Vera Farmiga), iş seyahatlerinde ruh eşi gibi görünen ve bir başka insana karşı kısa süreli bir ilişkiden daha fazlasını arzu etmesine neden olan kadın.
“Ryan bu filmde ilginç bir deneyim yaşıyor, sürekli peşinde dolaşan Natalie’yle birlikteyken tuhaf bir şekilde babalık rolüne soyunuyor ve bu Alex’le evlenme fikrini düşünmesine yol açıyor.” diye gözlemliyor Reitman.
Reitman yazım aşamasında senaryoyla arasında çok güçlü bir bağ kurdu çünkü büyük ölçüde değişen sadece kendi hayatı değildi, ülkenin ekonomik durumu da önemli ölçüde değişmişti. Senaryo neredeyse bitmek üzereyken, ülke sert ve tehlikeli bir ekonomik gerilemenin ortasındaydı, bu da Reitman’ı hikâyenin altında yatan iş kaybı konusunu daha derinlemesine keşfetmeye zorladı.


Böyle yaparak, senarist/yönetmen alışılmadık bir risk almaya karar verdi. Yeni işsiz kalanın işten kovmalarını ve itiraflarını derlemek yerine, sokağa çıkıp bocalayan bir ekonomide işini kaybetmenin yoğun duygusal deneyimini yeni yaşayan sıradan Amerikalıların gerçek, direkt, senaryolaştırılmamış tepkilerini almaya karar verdi.  Filmin bileşimini insanlık dramı ve komediyi ciddi bir gerçeğe bağlamanın aydınlatıcı ve dokunaklı bir süreç olduğu ortaya çıktı. 
Reitman: “İşten kovma sahnelerinin dürüst ve gerçekçi olmasını istedik. O yüzden de şöyle düşündük, ‘neden gerçeğini göstermiyoruz?’ Detroit ve St. Louis’e gittik, geçen yılın en çok iş kaybı yaşanan iki şehrine ve Yardım İsteniyor bölümüne ilanlar vererek, iş kaybıyla ilgili bir film yaptığımızı ve bunun hakkında konuşmak isteyen insanlar aradığımızı söyledik. O kadar çok katılım oldu ki, çok üzücüydü.”
Senarist/yönetmen devam ediyor: “İnsanlar geldiler ve onlardan kovuldukları gün söylediklerini ya da ne söylemiş olmayı dilediklerini söylemelerini istedik. Gerçekliği yakalamak için sürekli oyuncularla çalışan benim gibi biri için şaşırtıcı olan, kamera önünde rahatsız

olacaklarını düşündüğüm bu insanların, bu kadar dürüst ve gerçek olmaları. Bu filmin en sevdiğim bölümlerinden biri artık.”

Up in The Air

Son olarak, Reitman ekliyor: “Her gün haberlerde işten çıkarılma hikâyeleri görüyorsunuz fakat bunlar genellikle rakamlarla ilgili, bu yüzden de bu insanların kim olduklarını unutmak daha kolay.  En çok gurur duyduğum şey, bu filmin o rakamlara gerçek yüzler koyması.” 
Filmin yapımcıları senaryonun bitmiş halini sınıflandırılamaz buldular zira özgün komedi ve derin duygu katılmıştı.  Sorumlu yapımcı Tom Pollock:  “Çok, çok komik olan ciddi bir film bu.  Filmi bu kadar çok sevmemin nedenlerinden biri, türünün çok ötesinde bir film oluşu. Jason için mükemmel çünkü onun yaptığı iş asla sınıflandırılamaz.  İlk iki filmi kesinlikle eşsizdi ve bu da öyle.”


Yapımcı olarak sahneye Pollock’un Montecito Picture Company’deki ortağı geliyor, Jason Reitman’ı muhtemelen herkesten daha iyi tanıyan biri, takdir edilen bir yönetmen, babası Ivan Reitman (“Ghostbusters”).  “Hem yapımcı hem de baba olarak konuşuyorum, okuduğum en iyi senaryolardan biriydi bu.” dedi.  “Walter Kirn’ün uçmayı seven ve geçimini insanları işten kovarak sağlayan adam fikrini almak, şu anda olanlarla çok eşzamanlı yepyeni bir hikâye ortaya çıkarmak. Jason’da ilginç olan şey, gerçekten ciddi, duygu yüklü hikâyeleri benzersiz komik bir eğilimle anlatması.  ”Aklı Havada” filminin günlük bazda etrafımızda olup biteni görmemizi sağlayan yeni bir mizah anlayışı var. Gerçekten eşit oranda beyninden ve kalbinden gelen bir film yaptı.” 
 

İki Reitman arasındaki yaratıcı birliktelik prodüksiyonun benzersiz bir unsuru oldu.  Pollock şöyle açıklıyor:  “Jason hiçbir şekilde babasının gölgesinde yaşamadan kendi olmak için bir yol buldu.  İki adam çok farklı türde filmler yapıyorlar fakat karşılıklı gurur ve saygı dolu bir iş ilişkileri var.” 


İki Reitman’a “Juno” ve “Thank You for Smoking”in yapımcılığını birlikte yaptıkları Jason’ın uzun süredir ortağı olan Daniel Dubiecki ve The Montecito Picture Company için prodüksiyonu yöneten Jeffrey Clifford yapımcı olarak eşlik ediyor. 
Clifford senaryoda onu etkileyenin “insanların hayatta gerçekte nasıl davrandıklarını, kişisel özelliklerini, jestlerini, dillerini ve çok belirgin olarak nasıl düşündüklerini Jason’ın keskin bir şekilde kavrayabilmesi. Onu bu kadar ilginç yapan şey, bunları belli bir konuyu anlatmak  Dubiecki ekliyor: “Jason insanların konuşmak istediği zor şeylere eğlence ve tarz getiriyor. “Aklı Havada” hafif bir havası olan ancak hikaye ilerledikçe derinleşen sofistike bir yapım.” 

Read 1411 times Last modified on Pazar, 09 Ekim 2011 07:11

Özel Dosya

  • En iyi 10 Spor Filmi
    En iyi 10 Spor Filmi   Sport temalı film izlemek isteyen izleyicilerimiz için hazırladığımız  "En İyi 10 Spor Filmi " 10 - Escape To Victory / Zafere Kaçış (1981)Yönetmenliğini John Huston'ın yaptığı ve başrollerinde Sylvester…
  • 2011 Yılının En iyi Filmleri
    2011 Yılının En iyi Filmleri   2011 yılında gösterime girmiş en iyi filmleri Sinemag.com sizler için seçti. 10 - Hugo (2011) Yönetmen:Martin Scorsese Oyuncular:Jude Law, Ben Kingsley, Christopher Lee, Chloe Moretz, Sacha Baron Cohen, Asa…
  • En İyi Vampir Filmleri
    En İyi Vampir Filmleri Tüm Zamanların En İyi 10 Vampir Filmi    1  2  3   NOSFERATU [ 1922 - Almanya ]Orjinal Başlık: Nosferatu the Vampire Yönetmen:: F. W. Murnau   NEAR DARK [ 1987 - ABD ]Orjinal Başlık: Near Dark Yönetmen:: Kathryn Bigelow…
  • Kara Komedi Seremoni
    Kara Komedi Seremoni   Havaların kapanmasıyla birlikte film zevklerimizde de değişiklikler oldu. Hafta sonu DVD günlerimizde artık daha karanlık filmler seçiyoruz sanki. Bu hafta ucuz DVD bölümünde elime geçen bir filmi başrolü Uma Thurman’ı…
  • Alvin ve Sincaplar 3 Filminden "Alvin" ile Söyleşi
    Alvin ve Sincaplar 3 Filminden "Alvin" ile Söyleşi   1. Yeni filminiz ALVİN VE SİNCAPLAR 3: EĞLENCE ADASI’nda sen ve arkadaşların bir gemi seyahatine çıkıyorsunuz. Nasıl bir deneyimdi? Deniz tutu mu? Biraz tatil yapıp, bir süre de olsa…
  • Savaş Atı ( War Horse)
    Savaş Atı ( War Horse)   Dreamworks Pictures ile yönetmen Steven Spielberg'den gelen "Savaş Atı" her yaştan izleyiciler için destansı bir macera ve dostluk, keşif ve cesaret dolu unutulmaz bir yolculuktur. Savaş Atı, Albert adında…
  • Musallat 2 : Lanet İle İlgili Bilmemiz Gerekenler
    Musallat 2 : Lanet İle İlgili Bilmemiz Gerekenler   Türkiye’de çoğu yapımcının yapmaktan çekindiği bir sinema türü örneği olan Musallat 2 Lanet, bir devam filmi olmasının yanında büyü olgusunu öne çıkarması ile yine bir ilk film olma iddiası…
    Read more...
  • Arabalar 2
    Arabalar 2 Animasyon filmlerinin efsanelerinden Arabalar, ikinci filmiyle seyirci karşısına çıktı.Ülkemizdeki yetenekli sanatçıların yaptığı seslendirmeler sayesinde, animasyon filmleriorijinal dilindense Türkçesini izlemek daha keyifli oluyor. Filmin orijinalinde Owen Wilson, Larry the Cable Guy, Michael…
    Read more...
  • Harry Potter ve Ölüm Yadigarları 2 Final
    Harry Potter ve Ölüm Yadigarları 2 Final   Hikaye kaldığı yerden devam eder. Kötüler efsanesi Lord Voldemort bilinen en güçlüsünü, Mürver Asa'yı ele geçirmiştir. Ellerimizde büyüyen ve artık genç bir adam olan Harry Potter, arkadaşlarıyla birlikte adım…
    Read more...
  • Cadılar Zamanı
    Cadılar Zamanı   Nicolas Cage’i oyuncu olarak biraz donuk bulurum. Belki de bakışlarından kaynaklanıyordur, bilmiyorum. Başrolünde olduğu, 2011 yapımı Cadılar Zamanı, 14 Ocak’ta gösterime girdi. Türkçe isimlendirirken ‘Cadı Mevsimi’ denseydi daha uygun…
  • Kule Soygunu
    Kule Soygunu Ben Stiller ve Eddie Murphy, Kule Soygunu adlı komedide kendilerini dolandıran Wall Street üçkağıtçısından intikam almak için sert oynayan bir ekibin liderleri rolünde. Lüks bir Central Park konutundaki işçiler, teras…

Tweet

tw1

Başa Dön