SineKritik
Güneşli Pazartesiler / Mondays in the Sun - LOS LUNES AL SOL
Sinema tarafından yazıldı.    Çarşamba, 02 Aralık 2009 22:57    PDF Yazdır e-Posta

Güneşli PazatesilerGüneşli pazartesiler çerçevesinde çalışmanın insanı kültürel ve siyasi bir varlık olarak kurması ya da inşa etmesi üzerine rolünü tartışmak’! Benim siyaset bilimi ödev konum evet.. Üstelik bu film benim seçimim. Ve izledikten de sonra iyiki de seçmişim dediğim bir film oldu.Güneşli Pazatesiler

 

Tersaneden atılan altı arkadaşın hayatının değişik şekillerde değişmesi üzerine gelişen bir konusu var. Kimisi karısı tarafından terkedilmiş, kimisi ilerlemiş yaşına rağmen sürekli iş başvurusunda bulunan, ama bir türlü olumlu yanıt alamayan talihsiz bir konumda, kimisi mutsuz ve umutsuz özel hayatın sahibi ve Javier Bardem… bu filme çok şey kattığını düşünüyorum. ‘Içimdeki Deniz’ gibi başarılı filmlerinden biri olarak görüyorum bu filmi de.

 

‘Ispanya ispanya!’ diye insanı derinden etkilemese de filmin atmosferi oldukça iyi. Biraz İstanbul biraz da Ankara karışımı görüntüler karşınıza çıkıyor filmi izlediğinizde.

 

Pazartesi, sizi o her istediğinizi yaptığınız, özgür olduğunuz haftasonundan ayıran gündür. Çalışan veya okuyan herkes genelde nefret eder bu günden. Tabi nefret etmemek için özel bir sebebiniz yoksa… Işsizseniz pazartesinin diğer günlerden bir farkı kalır mı ?

 
Işsizlik, iş hayatı ne zamandan beri hayatımızı bu kadar etkilemeye başladı? Neden işsiz kaldığımızda bu durum hayatımızı önemli ölçüde değiştirip ona şekil veriyor? Bunu anlayabilmek için kuşkusuz tarihsel sürece bakmamız gerekiyor. Sürekli küreselleşen dünyaya bakabilmek gerekli elbette. Insanları tek tip, tek amaç, tek hayat üzerine kurmak için oluşturulmuş süreç. Bu süreç içinde tıpkı Güneşli pazartesiler filminde olduğu gibi işsizler dışlanmış ve herkesin dahil olduğu aynılık durumundan ayrılmış durumunda. Onların pazartesileri , diğerlerinin pazartesileri gibi güneşli değil; diğer günlerden farksız, güneşlidir.

 

Bu filmle paralel olarak okuduğum George Orwell ‘Aspidistra’ kitabını da okumadıysanız tavsiye ederim. Çünkü kitapta iş hayatının insanları  paranın kölesi yapan  ve onları ele geçiren dünyaya karşı bir savaş söz konusu.

 

Yönetmenliğini Fernando Leon de Aranoa ‘nın yaptığı Javier Bardem’in (Santa) yanısıra; Luis Tosar (José) , José Ángel Egido (Lino) , Nieve de Medina (Ana) , Enrique Villén (Reina) , Celso Bugallo (Amador) , Joaquín Climent (Rico) , Aida Folch (Nata) ‘un da rol aldığı bu güzel filmi , durup biraz düşünebilmek için herkese öneririm. Iyi seyirler…

 


İlgili Haberler:
Yeni Haberler:
Güncel Haberler:

Son Güncelleme ( Perşembe, 11 Şubat 2010 10:42 )
 

Yorum Yazmak İçin Lütfen Üye Olunuz.

Kayıt ol
İletişim
Login

Giriş Yap



Register

Kayıt ol

Question

İletişim