SineKritik
Gadjo Dilo - Çılgın Yabancı
Sinema tarafından yazıldı.    Pazar, 20 Aralık 2009 20:54    PDF Yazdır e-Posta

Gadjo DiloÇingenelerin dünyası..  Kendi kuralları, hiyerarşisi ve düzeniyle renkleri ve müzikleriyle insanoğlunu cezbeden yasak bir dünya..

Gadjo Dilo, bilinen diğer adıyla Crazy Stranger ve ülkemizdeki adıyla Çılgın Yabancı bize bu  yasak dünyanın kapılarını aralıyor..

Stephan’ın babasında özendiği en büyük özelliği onun gezginci ruhudur. Tesadüfen dinlediği bir kasette bir çingene kızın sesi onu çok etkiler. Kim olduğunu bulmak için yollara düşmesi, babasının izinden gitmek isteyişinin bahanesi olacaktır. Sonunda kendini bir Roman köyünde bulur. Duyduğu sesi ararken kendi kimliğini de bulacaktır..

Romain Duris (Stéphane)  , Rona Hartner (Sabina)  , Izidor Serban (Isidor)  , Ovidiu Balan (Sami)  , Angela Serban (Angela)  , Aurica Ursan (Aurica)  , Vasile Serban (Vasile)  , Ioan Serban (Ioan)  , Gheorge Gherebenec (Gheorge)  , Dan Astileanu (Dumitru) rolleriyle karşımızdalar..

Film izlerken hep aynı ikileme düşerim. Oyuncular filmde olduklarını hissettirmelilermidir? Yoksa sanki kamera yokmuşçasına hikayeyi mi yaşamalıdırlar?

Her iki düşüncemi de tatmin edecek iyi filmler izledim ancak Gadjo Dilo bunların arasından sıyrılan farklı yapımlardan. Herşey öylesine gerçek ki ve gerçek hayattan. Zaman zaman yaşadığımız kayıplardan sonrasında kendimizi içinde bulunduğumuz dünyadan soyutlayıp kaçmak isteriz. Stephané da aynı duygularla Fransa’dan çıkıyor yola, dinlediği bir sesi bulmak için Romanya’ya çingenelerin, yeryüzünün belki de en renkli en orjinal halkının arasına karışıyor.

Sadece sesi aramıyor aslında, sese tutunarak kendi hayatını öz benliğini, tanıyamadan kaybettiği babasına ait anıları da arıyor. Yepyeni bir dünya keşfediyor, ait olmadığı bir dünya. Bu dünyada kendi kendisine bir aidiyet yaratmak için var gücüyle alıştırıyor kendini insanlara. Büyük çaba harcıyor “onlardan biri” olmak için.

Zaman ilerledikçe de farkına varıyor ki aidiyet diye bir şey yok.. İnsanın kendini sevdiği, mutluluğu bulduğu yerde kalması ruhu için en önemli şey..

Ilk kez bir filmi bütünüyle görebiliyorum aslına bakarsanız. Işığına, rengine bakmadan.. İlk kez yaşayan karekterler var beyazperdede karşımda. Yaşanıp canlandırılan değil, film bittiğinde de yaşadığına inandığım karekterler. Sanki gitsem orda bulabileceğim, seslerini duyup müziklerini dinleyebileceğim ve onarla sarhoş olabileceğim kadar gerçekler..
Ilk kez küçücük sahneler etkiliyor böylesine ve birşeyler katıp duruyor ruhuma.

İyi ki bulmuşum bu DVD’yi eskicide..


İlgili Haberler:
Yeni Haberler:
Güncel Haberler:

Son Güncelleme ( Perşembe, 11 Şubat 2010 10:41 )
 

Yorum Yazmak İçin Lütfen Üye Olunuz.

Kayıt ol
İletişim
Login

Giriş Yap



Register

Kayıt ol

Question

İletişim