SineKritik
Aklı Havada
Sinema tarafından yazıldı.    Perşembe, 21 Ocak 2010 21:45    PDF Yazdır e-Posta

Aklı HavadaHayatınızı sürekli insanları işinden kovarak kazandığınızı düşünün.. Bir çoğumuz böyle bir meslek seçmektense işsiz kalmayı tercih edecektir. Ancak böle bir sektör var Amerika’da. Insan kaynaklarının sadece işe almak için değil, işten çıkarıp çıkardığı işçilerin sonraki kariylerlerini planlayan şirketler var. özellikle ekonomilerinin son dönemdeki çöküşünden sonra büyük firmalar bu sevimsiz görevi üzerlerinden atmak için bu işi yapan firmalarla çalışıyorlar artık.

George Clooney işte böyle bir firmada tüm zamanını çalıştığı firmanın müşterisi olan şirketleri gezerek ve kendisine verilen listelerdeki insanları işten çıkararak geçiren Ryan Bingham karekterini canlandırıyor. Ryan karekteri kariyer için değil, özgürlük duygusu ve düşünecek kimsenin olmayışını sevdiği için yollarda. Yaşıtları çoktan evlenip çocukları hatta bazılarının torunları olmasına rağmen o kariyerine devam edip otel odalarını ve uçakları mesken edinmiş. Günün birinde Vera Farmiga’nın canlandırdığı Alex Goran’la bir otelin lobisinde tanışıyorlar. Ilişkileri önceleri sadece kaçamak tadında devam ederken sonrasında birbirlerine kapılıyorlar. Daha doğrusu biri diğerine fazlaca kaptırıyor..

Thank You for Smoking ve Juno’nun yönetmeni Jason Reitman yönetmiş filmi. Juno’yu izlediğimde bir çok cevheri barındıran ama bulduğunu da çabucak harcayan Hollywood’da kült isimlerden biri haline geleceğini düşünmüştüm bu adamın. Dediğimde haklı olduğumu görmek güzel. Juno’dan sonra Saturday Night Live şovunda ve The Office dizisinde harikalar yarattı çünkü. Anladığım kadarıyla sinema onun için farklı bir zevk belki de hayal gücünün ihtişamını gösterdiği bir dünya. Ancak up in the Air’de oldukça temkinli. Kendini George Clooney’in deneyimli ellerine bırakmış. George Clooney demişken bu adamda farklı bir ışık olduğunu düşünüyorum ben. Yani bayanların söylediği türden karşı konulmaz bir cazibeden bahsetmiyorum. Içinde görev aldığı filmlere kattığı bir değer, kalite unsuru..

Işık makyaj ve kostümler klasik Hollywood standardı. Eksik olan Up in the Air ruhunu hissettiremiyor olması yani nasıl desem, hani kimsenin fark etmediği havaalanından köşeleri, otel odalarındaki detayları biraz daha önemseyebilirlerdi detaycı izleyici için..

Filmin senarist-yönetmeni Reitman’la Clooney’in kimyaları fazlasıyla tutmuş olmalı, perdenin diğer tarafından benim gibi ince eleyen izleyicilere fazlasıyla geçiyor bu his. Vera Farmiga’ya gelince.. Geç farkedilen bir güzellik Hollywood’da. Güzelliğinin yanı sıra en etkileyici tarafı inanılmaz derecede rahat görünebilmesi. Evet işleri bu adamların ama gerçekten duygusal sahnelerde o kadar ışık kamera ve set görevlisinin yanında rahatça rolüne bürünebilmek ve aynı ölçüde de tutkulu olabilmek zor. Farmiga son dönemde yaptığı işlerin hepsinde inceden inceye farkedilmesini sağladı kendisinin taktir ediyorum kendisini..

Arkadaşlar bence filmin en güzel tarafı ve IMDB’den o 8.1’lik fahiş notu alabildiği tarafı sonu. Zaten hep derim filmi filmi yapan ilk 10 dakikası ve nereden başlamasını uygun gördüyse yönetmen sonudur.. Reitman’la konuşmadık bu konuyu ama işini biliyor o da benim gibi düşünüyor..

Heo beraberce izlenmeli, sinemadan sonra DVD’si alınıp arşive eklenmeli.. Müzikleri de tez edinilmeli..

 

CST


İlgili Haberler:
Yeni Haberler:
Güncel Haberler:

Son Güncelleme ( Perşembe, 11 Şubat 2010 10:40 )
 

Yorum Yazmak İçin Lütfen Üye Olunuz.

Kayıt ol
İletişim
Login

Giriş Yap



Register

Kayıt ol

Question

İletişim